CANLI YAYIN
Gündem






 
Nihal Kanık

Herkese merhaba,

Hayata ilk gözlerimi açtığım günler dışında, yaşadığım her anı hatırlıyorum.

İster inanın ister inanmayın ama ben çocukken istemeye başladım radyocu olmayı. Daha "A" harfini bile bilmeden küçük küçük haber kağıtlarım, radyomun kırılmış anteninden yaptığım küçük bir mikrofonum vardı.

Ve zamanla elektronik mühendisi, fizik öğretmeni... olmaya karar verdim ve bunun için çalışmalara başladım; ama radyoculuk hep içimde duruyordu... Dinlediğim radyo programlarından birinin birgün beni hayallerime ulaştıracağını bilemezdim. Programda radyoculuk okulu kayıtlarının son günü gibi bir anons duydum. "Aaa! Böyle bir okul varmış, üstelik alanında çok iyi isimlerde ders veriyormuş…"

Hemen aradım ve kayıt yaptırdım. Uzun süre bu alanda eğitim aldım. Hayatımda en severek çalıştığım, dersleri bitiyor diye üzüldüğüm, 24 saat uyumadan ödevler yaptığım sihirli bir şeydi bu.

Sonrası?

"Sevgili Radyo, hoş geldin dünyama!"

Ben bunu der demez o da cevap vermez mi bana:

"Nerede kaldın? Uzun zamandır seni bekliyorduk. Hoş geldin!"

Tıpkı filmlerdeki gibi değil mi? Bu güzel karşılamadan sonra radyo benim her şeyim oldu. Radyo benim ailem, en yakın dostum hatta evimdi. "Bir şeyi çok istemek ve uğraşmak istediğin o şeyin sana gelmesinin garanti belgesidir."

2000 yılından beri "Radyo Hacettepe"de çalışıyorum. Radyo Hacettepe benim bebeğimdir, radyoculuk ruhunu onda öğrendim, ne güzel birşeymiş insanlara sesini duyurmak ve seçtiğim şarkıları dinletmek. En güzeli de o bebeğin büyüdüğünü, artık yürüdüğünü görmek.

Şimdilerde Radyo Müdürü ve haber spikeri görevimin yanında radyoculuk, diksiyon dersleri veriyorum. Yeni radyocular yetiştirmek, onların ilk yayın günlerindeki heyecanı paylaşmak bana daha da mutluluk veriyor!



1982