Hep Aynı Mı Olacaktı?

İtiraf edelim, sadece aynı şeyleri dinlemenin bazen insanı çileden çıkaracak kadar sıktığı oluyor ve bir süre boyunca hiçbir şey dinlemek istemeyebiliyoruz. Fakat müziksiz de kalamayız tabi ki. Böyle durumlarda bazı klasiklere dönmek çok yardımcı olabiliyor. İşte sizleri keyiflendirmek için derlediğim farklı türlerden bazı şarkılar. (Liste sakinden serte doğru gidiyor)

So Good At Being in Trouble – Unknown Mortal Orchestra

Sakin akşamlarımın favorisi olan bu parçayı her dinlediğimde günüm daha güzelleşiyor. Ruban Nielson’un yumuşak sesini dinlemek her zaman keyif verici oluyor. Eğer hızlı şeylere çok alıştıysanız fakat daha yavaş tempoda bir şeyler arıyorsanız bu şarkı tam size göre.

Big Log – Robert Plant

Grubunun önüne geçen isimlerden bir tanesiyle devam ediyoruz. Aynı Black Sabbath’da Ozzy’nin yaptığı gibi Led Zeppelin’de de bu durum Robert Plant için geçerli. Saykodelik Rock’a ara vererek solo çalışmalarında yavaşlayan büyük ustanın bu parçası sizi sakinleştirmek için bire bir. Yavaş tempolu ama anlamlı sözleri bol olan şarkıları seviyorsanız bu parça hiç aklınızdan çıkmayacak.

Crazy – Gnarls Barkley

Yavaş yavaş hızlanırken, bir yandan da türü değiştiriyoruz. Soul müziğinin en ikonik ikilisinin bu parçası, yıllarca listelerde zirveye oynamış ve kalplerde taht kurmuştu. Keşke müziğe günümüzde de daha aktif olarak devam etseler.

You & Me – MEUTE

Disclosure’un Flume tarafından remix’i yapılan şarkının cover’ı şeklinde karşımıza çıkan ve bize Türkçe’de dıdısının dıdısının dıdısı diye bir söylemin olduğunu hatırlatan muhteşem bir canlı performans. Ve YouTube önerilerinin baş tacı. Alman Bandoları meşhurdur derler, nedeni belli. (Herhalde Kuzeyli oldukları için)

One of These Nights – Eagles

“Aaa, Hotel California dışında Eagles şarkısı mı varmış?” diyenlere özel öneridir bu Country efsanesi. Sanki bi’ baksanız iyi olur.

Caravan – Juan Tizol & Duke Ellington

Oscar ödüllü Whiplash filminin bize böyle bir parçanın var olduğunu hatırlatması üzerine hayatımıza girmiş 1936 çıkışlı tam bir klasik. İçinde bolca Jazz, bateri solosu ve J.K. Simmons içeren 9 dakikalık şaheser. Özellikle John Wasson’un film için tekrardan kurguladığı versiyonu dinledikçe daha çok dinlettiriyor. Bilmeyenler dinlesin ve sonra da başkalarına dinletsin. Jazz’a olan ön yargının kırılması gerektiğini düşünüyorum. Son olarak, “Not quite my f***ing tempo” desek yeridir herhalde.

Last Whisper – Pentakill

LoL’ün ünlenmesi sonucu ortaya çıkmış epik bir müzik grubu ve aynı epiklikte olan şarkılarından biri bu sefer karşınızda. Oyunlar neye kadir be kardeşim. Hiç bekler miydiniz böyle bir şey?

Wasted Years – Iron Maiden

Sert şarkılara geçtiğimize göre bir Iron Maiden’a değinmezsek olmazdı. Geçip giden zamanlarda açıp kudurmalık ama pogoluk değil. O kadar da değil, sonuçta her canımız sıkıldığında birine omuz atamayız. Hem ayrıca sosyal mesafe de önemli.

Hearts Burst into Fire – Bullet For My Valentine

İnisiyatif kullanarak listeye aldığım ve çok da sevdiğim bir parça. Öyle ki özellikle geçtiğimiz yıl (2020) Spotify’da en çok dinlediğim 2. şarkı (tam 340 kez). Bring Me The Horizon veya Linkin Park tarzı gruplardan hoşlanıyorsanız, bu şarkıyı da çok seveceksiniz. Ne zaman EDM’den veya Rap’ten sıkılsam diğer türlere geçiş için bu şarkıyı kullanıyorum. Son zamanlarda ise bana yepyeni türlere açılmamı sağladığı için ekstra teşekkür ediyorum kendisine. Dinlemediğim türlere karşı ön yargı oluşturmamı engellemeye başladığı ve hatta bunun sayesinde Alternatif Türkçe’den Soul’a kadar 1001 türde şarkılar dinlemeye başlattığı için çok daha özel benim için.

The Enemy Inside – Dream Theater

Az önce bütün saydığım şarkıları üst kümede birleştiren çok hareketli bir efsane. Sonuçta Progresif Metal ve Rock müziğin temeli bu. 1986 çıkışlı grubun 2013 yılı parçası. Yani öyle yeni yetmelerden çıkacak bir şarkı da değil kendisi zaten. Bu arada, John Petrucci ve John Myung gibi efsaneleri de bize kazandırmıştı bu grup. Kim olduklarına bakın bence, ben anlatırsam sürprizi bozulur.

Bu yazıyı paylaşın:
Sonraki yazı
Global Bir Grup, Bizden Bir İsim
Önceki yazı
Underdogs: Lucian

Başlıklardan...

Menü