Doğum Gününün Karantinaya Denk Gelmesi

Sen de bu şanslı azınlıktan mısın? Aramıza hoş geldin. İçe kapanık biriysen muhtemelen bu durum seni de üzmemiştir. Sadece üzülmüş gibi yapıyorsundur. Ama içten içe ellerini ovuşturduğunu görebiliyorum.

Zaten kutlamayı pek sevmiyorsan, yakın arkadaşlarınla saatlerce oturmalı buluşmaları kalabalık partilere tercih ediyorsan, bakalım doğum gününün karantinaya denk gelmesi sonucu seni neler bekliyor?

  1. İyi ki doğdun şarkısı cringe’liği diye bir şey vardır. Bilir misin? Ondan kurtulmuş olacaksın. En azından dış mekanlar için.
  2. Birden fazla arkadaş grubuna sahipsen “Kim kimle kutlayacak, hangi saatte kim ne hazırladı, biriyle kutlarken öteki çağırırsa ne yapacağım?” gibi endişelerin son bulacak. En güzeli de birbirleriyle hiç alakası olmayan farklı arkadaş gruplarının gaza gelip ortak hazırladığı “samimi gibi ama değil gibi” olan partilere katılmak zorunda kalmayacaksın.
  3. Beğenmediğin ve “Değişim fişi var mıdır ki acaba?” diye hemencecik göz ucuyla baktığın hediyelere sahte tepkiler vermen gerekmeyecek.
  4. O gün mesela keyfin yoksa, ki yeni yaşına giriyorsun diye içine unicorn kaçmış gibi mutlu hissetme zorunluğun yok, sürekli mutlu gibi görünmen ve gülümsemen gerekmeyecek.
  5. Arkadaşların için de iyi olacak tabii. Pasta keserken, zorla mum üflerken “Şu an n’apıyorum ki ben? Bütün bunların anlamı ne?” ifadeli suratını görmek zorunda kalmayacaklar.
  6. Muhtemelen çoklu görüntülü konuşmalar yaşanacak, e o kadar olsun. Merak etme, o memnuniyetsiz ifadeni orada da takınabilirsin. Yalnız dikkatli ol, kutlama sevmediğini iyice belli etmek için süslenip püslenmemeli ve çok bakımlı görünmemelisin.
  7. İyi hissetme zorunluluğu yüzünden kötü hissetmek diye bir şey var.”Sanırım şu an mutlu olmam lazım. Değil miyim? Neden değilim ki? Değilim evet. Allah’ım neden? Noluyor?” gibi ansızın gelen hayatını sorgulama ve ne kadar kötü gittiğini fark etme eşiğini geçme ihtimalin azalacak. Etrafında “Bugün doğum günün, gülümse!” diye gözünün içine bakan kalabalıklar olmayacak.
  8. Yanında olamayınca Instagram storylerinden kutlayan insanlar olacaktır. Bu normal, şanslıysan iki üç fotoğrafla günü kapatırsın. Şimdi, üzücü kısmına geldik. Fotoğraflarınla adeta slayt gösterisi hazırlayan, en eski en tuhaf hallerini bulup çıkaran insanlar da olacak, işte doğru arkadaş seçimin tam bu noktada ortaya çıkacak. Bol şans!
Bu yazıyı paylaşın:
Sonraki yazı
For Their Love ile Yeni Bir Nefes!
Önceki yazı
“Şimdi Nerede?”: Orlando Bloom

Başlıklardan...

Menü