Hızın Estetiği; Fütürizm

Hızın estetiği ya da harekete görsel bir ifade kazandırma olarak yorumlanabilen Fütürizm sanat akımı hakkında bilinmesi gerekenleri bir araya getirdim.

Fütürizm, 1909 yılında Marinetti tarafından yayınlanan bir manifestoyla İtalya’da ortaya çıkan avangart bir sanat akımı. Resim, heykel, müzik, şiir, fotoğraf ve sinema gibi birçok farklı disiplin içerisinde etkisini gösteriyor. Fütürist sanatçılar; cesareti ve isyanı yücelterek geleneksel olana meydan okurlar.

Bugüne kadar sunulan sanat imgesine bakış, Fütürizmle beraber tepetaklak hale geldi.  Marinetti’ye göre “Sanat; şiddet, acımasızlık ve haksızlıktan ibarettir.” (Arredamento 2001; Marinetti 1909).

Kelime anlamı “gelecekçilik” manasına gelen Fütürizm, 1909 yılına kadar teoloji (tanrıbilim) ile ilgili bir kavram olarak kullanıldı. Marinetti’nin manifestosuyla birlikte de bir sanat akımını ifade etmeye başladı. Bu akımla sanatçıların karşı çıktıkları aslında geleneksel tutum sergileyen sanatçılardır.

Fütürist sanatçılar, Empresyonizm (İzlenimcilik) ve Kübizm’in resmetme tekniklerinden yararlandılar. Bunların yanı sıra fotoğraf makinesinin yüksek örtücü hızı ile zamanı durdurabilme ve düşük örtücü hızı ile de zamanın akışkanlığını hareket halinde gösterebilme özelliklerini kullandılar.

“Şu müzelere bir bakın mezarlıklardan ne farkı var?” diyen fütüristler, beni şaşırtarak bütün müzelerin, kütüphanelerin yerle bir edilmesi gerektiğini savunuyorlar.

Fütürizm akımında yaşamın hızının anlatıldığı resimlerde saydam geçişlere yer verilirken; uzak- yakın, hareketli- duran nesneler birbirine karışır. Resimlerde canlılık elde etmek için izlenimcilik akımından öğrenilen bölme tekniği kullanılır. Carra,Boccioni ve Russolo, bu teknikleri öğrenmek için Paris’e giderek kübizmi yakından inceleyen sanatçılardır.

Fütürist sanatçılar, olaylar ve derinlik kavramlarına ilgi duydular ve hareket hâlindeki görüntüyü, üst üste çekilen fotoğraflar gibi üst üste bindirerek aynı yüzey üzerine resmettiler. Kısaca Fütürizmi yeni dünya için yeni bir sanat olarak düşünebiliriz.

Çok sevdiğim yazarlardan biri olan Stefan Zweig’ın ‘Dünün Dünyası’ isimli kitabındaki cümleler Fütürizm akımının ortaya çıkışını özetliyor. “Kesintisiz ve durdurulamaz bir ilerlemeye duyulan inanç, gerçekte ve o dönemde dinden daha güçlüydü; insanlar ‘ilerleme’ye Kutsal Kitap’tan daha çok inanıyorlardı. Bilim ve tekniğin gündelik hayattaki şaşırtıcı gelişmeleri de onların bu inançlarını haklı gösteriyordu.”

Eadweard Muybridge ve Etienne Jules Marey ise hareketli görünümü yakalamak için deneysel fotoğraf tekniklerine başvurdular.

Boccioni, “Ruh Durumları: Uğurlamalar” isimli eserinde bir tren kompartmanında oturan yolcuların tren giderken pencereden gördükleri ve kaybettikleri görüntüleri resmeder. Birbirine karışmış görüntüler doğanın renkleriyle birlikte verilirken doğal formlar soyutlanır ve o şekilde resmedilir.

Bir aracın içinde giderken camdan hızla akan evlerin,araçların görünümleri birbirine karışır. Bu hareketlilik hali Fütüristlerin kompozisyonunu oluşturan temeldir.

I. Dünya Savaşı’nın başlangıcı, İtalyan fütürizm akımının sona erdiği gerçeğini bir süre gizledi. Boccioni askere alındıktan sonra tek bir savaş tablosu hazırladı ve savaşta hayatını kaybetti. Severini de Boccioni gibi askere gitti ve savaş tabloları (Zırhlı Tren, Muharebe) hazırladı. Paris’e döndüğünde, Fütüristlerin büyük bir kısmının Kübizm akımına katılmış olduğunu gördü ve onlara dahil oldu. Marinetti ise, savaş bitiminde Fütürizm akımını yenilemeye uğraştı.Bu yenilemeyi sanat tarihçileri İkinci Fütürizm şeklinde adlandırırlar.

Kaynak:

Batur, Enis. Modernizmin Serüveni. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2002

Bu yazıyı paylaşın:
Sonraki yazı
Bir internet hizmeti mi? Bir yayıncı mı? Bir dağıtımcı mı? Bir küratör mü? Bir sinefil mi? Evet.
Önceki yazı
Geleceğe Dönüş

Başlıklardan...